Tutulamamış Yaslar Meditasyonu
Share
Tutulamamış Yaslar Meditasyonu
Bu çalışmayı yapmadan önce kendine sessiz bir alan aç.
Bir mum yakabilirsen yak.
Yanına bir bardak su koy.
Bu bir “kendinle dürüst olma” alanı.
Kimseye güçlü görünmek zorunda değilsin.
Hazırsan başlayalım.
Gözlerini kapat.
Burnundan derin bir nefes al…
Yavaşça ver…
Bir nefes daha al…
Ve bırak.
Ayaklarının altından toprağa doğru kökler uzadığını hayal et.
Yeryüzü seni tutuyor.
Taşıyor.
İçinden şunu söyle:
“Şu an güvendeyim. Bu alan benim için güvenli.”
Dikkatini bedenine getir.
Göğsüne…
Boğazına…
Mide üstüne…
Rahmine…
Şunu sor:
“Burada tutulmuş bir acı var mı?”
Cevap düşünce olarak gelmeyebilir.
Bir sıkışma, bir ağırlık, bir boşluk hissi gelebilir.
Sadece fark et.
Düzeltmeye çalışma.
Şimdi kendine şu soruyu sor:
“Kimi ya da neyi uğurlayamadım?”
Bir yüz gelebilir.
Bir eski halin gelebilir.
Bir hayal gelebilir.
Bir çocukluk anı gelebilir.
Ne gelirse doğru.
Onu karşında birkaç adım ötede hayal et.
Gözlerine bak.
Ve yavaşça söyle:
“Seni görüyorum.”
Bir süre sessiz kal.
Şimdi şu cümleleri içinden geçir:
“Yaşananı inkâr etmiyorum.”
“Bu kayıp gerçek.”
“Bu beni yaraladı.”
Eğer ağlamak gelirse izin ver.
Yas akmak ister.
Yıllardır bekliyor olabilir.
Şimdi şunu söyle:
“Seni kalbimde onurlandırıyorum.”
“Yaşadım.”
“Öğrendim.”
“Şimdi hayatı seçiyorum.”
Onu arkasında ışık olan bir alana doğru uğurla.
Gittiğini gör.
Kalbinde boşluk değil, hafiflik oluşmasına izin ver.
Derin bir nefes al.
Bedenini hisset.
Ayaklarını hisset.
İçinden güçlü bir şekilde söyle:
“Hayatı seçiyorum.”
“Akışı seçiyorum.”
“Şimdi buradayım.”
Hazır olduğunda gözlerini aç.
Unutma!
Yas zayıflık değildir.
Yas, ruhun sindirme sürecidir.
Tutulduğunda kader olmaktan çıkar, bilgeliğe dönüşür.
Bu çalışmadan sonra kendine nazik ol.
Bol su iç.
O gün büyük kararlar alma.
Ve şunu bil…
Yas, seni yıkmak için değil, seni gerçek haline döndürmek için gelir.