Şükür Neden Çalışmıyor?
Share
Şükretmeye çalışıyorsun…
ama içinden gelmiyor.
Belki de sorun şükürde değil.
Belki de henüz kendinle gerçekten temas etmedin.
Çünkü gerçek minnettarlık,
kendini iyi hissetmeye zorladığında değil,
kendinle dürüst olduğunda ortaya çıkar.
Çoğu zaman “şükrediyorum” deriz,
ama içimizde hâlâ görülmek isteyen duygular vardır.
Üzüntü, öfke, hayal kırıklığı…
Sessizce bastırılmış, bekleyen.
Ve biz onları görmeden,
üstünü şükürle örtmeye çalışırız.
Ama bastırılan hiçbir şey kaybolmaz.
Sadece yön değiştirir.
Carl Gustav Jung’un dediği gibi:
“Yüzleşmediğin her şey seni yönetir.”
İşte bu yüzden, üzgünken “şükrediyorum” demek
bir dönüşüm değil, bir kaçıştır.
Çünkü şifa, hissetmeden gelmez.
Ve şükür, hissin ardından doğar.
İyi hissetmek zorunda değilsin.
Bazen sadece hissetmek yeterlidir.
Kendine izin verdiğinde…
yargılamadan, bastırmadan, değiştirmeye çalışmadan
olanla kalabildiğinde,
içinde bir alan açılır.
Ve o alanda,
zor olan da, güzel olan da
aynı anda var olabilir.
İşte gerçek minnettarlık tam burada doğar.
Bir zor deneyimin içinden geçerken bile
“bu da benim yolumun bir parçası” diyebildiğinde…
direnç yumuşar.
Ve direnç çözüldüğünde,
şükür artık bir çaba değil,
doğal bir akış haline gelir.
Belki de şükür çalışmıyordur…
çünkü önce hissetmen gerekiyordur.
Önce görmek,
önce kabul etmek,
önce temas etmek.
Sonra şükür orada varolur..