Bedenlerimiz, başkalarının yorum yapması için var değil.

Bedenlerimiz, başkalarının yorum yapması için var değil.

Birinin kilosu, yüzü ya da görünüşü hakkında konuşmak

“sadece bir yorum” değildir.

Çoğu zaman farkında olunmadan yapılan bir müdahaledir.

Ve evet, bazen bu müdahale incitir.


Ama burada biraz durup daha derine bakalım.


Şiddetsiz iletişim bize şunu hatırlatır:

İnsanlar yaptıkları her davranışla aslında bir ihtiyacını karşılamaya çalışır.

Bu, davranışı doğru yapmaz ama anlaşılabilir kılar.


Ve işin bir de sinir sistemi tarafı var.


İnsan beyni sürekli olarak çevreyi tarar:

“Güvende miyim? Kabul görüyor muyum?” diye.

Bedenimizle ilgili gelen yorumlar, özellikle de yargı içerenler,

sinir sistemimizde bir tehdit algısı yaratabilir.

Bu da bizi savunmaya, kapanmaya ya da kendimizi sorgulamaya iter.


Yani bu sadece bir cümle değil,

bedenimizle ve kendimizle kurduğumuz ilişkiye dokunan bir uyarandır.


Peki bedenlerimiz hakkında yorum yapan insanlar neyin peşinde olabilir?


👉 Bağ kurma ihtiyacı:

Bazı insanlar konuşacak yer bulamadığında en görünür olana yönelir: beden.

Aslında söylemek istedikleri şey çoğu zaman

“Seninle bir temas kurmak istiyorum.”


👉 Kontrol ve düzen ihtiyacı:

Toplumun “ideal” kalıplarına uyulmasını istemek,

dünyayı daha öngörülebilir kılma çabasıdır.

“Böyle olmalısın” derken aslında kendi iç düzenlerini korumaya çalışırlar.


👉 Görülme ve değerli hissetme ihtiyacı:

Yorum yaparak fark eden, bilen ya da söz sahibi biri gibi hissetmek…

Bu da insanın temel görülme ihtiyacının bir yansımasıdır.


👉 Kaygı ve koruma ihtiyacı:

Bazen “zayıflamışsın” ya da “kilo almışsın” cümlelerinin altında

“Senin için endişeleniyorum” duygusu vardır.

Ama niyet ne olursa olsun, ifade biçimi her zaman aynı etkiyi yaratmaz.


👉 Alışkanlık ve farkındalık eksikliği:

Birçok insan bunun bir sınır ihlali olduğunun farkında bile değildir.

Çünkü bu dil, yıllardır normalleştirilmiştir.


Ama bir davranışın altında ihtiyaç olması,

o davranışın etkisini ortadan kaldırmaz.


Çünkü bunu duyduğumda…

sinir sistemim geriliyor.

Kendimi incinmiş hissediyorum.

Çünkü saygıya, kabul görmeye ve güvende hissetmeye ihtiyacım var.


Bu yüzden bir sınır koyuyorum:


Benim bedenim hakkında yorum yapmamanı istiyorum.

Eğer benimle bağ kurmak istiyorsan, bunu başka bir yerden yapabilirsin.

Gerçek bir merakla, gerçekten beni duymaya çalışarak.


Çünkü saygı, görünüş üzerinden kurulmaz.

Ve gerçek bağ, yargıyla değil; anlayışla kurulur.

Bloga dön

Yorum yapın